BM, Uygur Türklerinin durumuna ilişkin raporu yakında açıklayacak

Colville, BM Cenevre Ofisi’nde düzenlenen basın toplantısında, 10 Aralık Dünya İnsan Hakları Günü ile ilgili gazetecilerin sorularını cevapladı.

Dünyada pek çok bölgede insan hakları ihlallerinin ve eşitsizliğin yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgını döneminde daha da arttığına dikkati çeken Colville, Suriye ve Myanmar’daki ihlalleri örnek gösterdi.

Colville, Sincan Uygur Özerk Bölgesi’ndeki insan hakları ihlallerine de değinerek, bölgede Uygur Türklerinin yanı sıra diğer Müslüman azınlıkların yasadışı şekilde gözaltına alındıkları, kötü muamele gördükleri ve çalışmaya zorlandıkları yönünde iddialar olduğunu söyledi.

Bölgedeki ciddi insan hakları ihlallerine ilişkin mevcut bilgiler ışığında hazırladıkları değerlendirmeyi içeren raporun tamamlanmak üzere olduğu bilgisini paylaşan Colville, bölgeye gidemeden hazırladıkları değerlendirmeyi yakında açıklayacaklarını aktardı.

Colville, dünya kamuoyunun uzun süredir beklediği raporu ne zaman açıklayacaklarının tam netleşmediğini, fakat 2022’nin sonunu da bulmayacağını belirterek, “Gelecek haftalarda açıklayacağız.” dedi.

Raporun kamuoyundan önce hükümetlerle paylaşılacağını belirten Coville, ülke ismi ise vermedi.

– “Bachelet’in ziyaretine ilişkin bir ilerleme yok”

Colville, Çin’de son yıllarda Uygur Türklerinin kimlik ve kültürlerine yönelik ihlallerin gündeme geldiği Sincan Uygur Özerk Bölgesi’ne erişim izinlerinin olmadığını tekrarladı.

Çinli yetkililerle yaptıkları görüşmelerde, Birleşmiş Milletler (BM) İnsan Hakları Yüksek Komiseri Michelle Bachelet’in bölgeye ziyaretine ilişkin bir ilerleme olmadığını aktaran Colville, bu durumdan üzüntü duyduklarını kaydetti.

Çin’in BM Cenevre Ofisi Nezdindeki Daimi Temsilcisi Büyükelçi Şü Çın, 10 Ekim’de AA muhabirinin sorusu üzerine, BM’nin Sincan Uygur Özerk Bölgesi’ne “dostça ziyaretini” memnuniyetle karşılayacaklarını ancak soruşturma yapılmasına karşı olduklarını belirtmişti.

– BM 2018’den bu yana Çin’e “erişim çağrısı” yapıyor

Sincan Uygur Özerk Bölgesi’ne erişim için göreve başladığı 2018 yılından bu yana Çin’e çağrıda bulunan Bachelet, 13 Eylül’de BM İnsan Hakları Konseyinde yaptığı açıklamada, bu konuda ilerleme sağlanamadığı için üzgün olduğunu vurgulamıştı.

Bachelet, bununla beraber BM İnsan Hakları Yüksek Komiserliği Ofisinin bölgedeki ciddi insan hakları ihlallerine ilişkin mevcut bilgiler ışığında hazırladığı değerlendirmeyi tamamlamak üzere olduğunu ve bunu kamuoyuna açıklayacaklarını ifade etmişti.

– Çin’in Sincan Uygur Özerk Bölgesi’ndeki uygulamaları

Çin’de son yıllarda Uygur Türklerinin kimlik ve kültürlerine yönelik ihlaller, uluslararası kamuoyunca eleştiriliyor.

Pekin’in “mesleki eğitim merkezleri” olarak adlandırdığı, uluslararası kamuoyunun ise “yeniden eğitim kampları” diye tanımladığı yerlerde, Birleşmiş Milletler (BM) verilerine göre, en az 1 milyon Uygur Türkü kendi rızası dışında tutuluyor.

Pekin yönetimi, Sincan Uygur Özerk Bölgesi’nde kaç kamp bulunduğuna, buralarda kaç kişinin olduğuna ve söz konusu kişilerden ne kadarının sosyal hayata döndüğüne ilişkin bilgi vermiyor.

BM ve diğer uluslararası örgütler, kampların incelemeye açılması çağrılarını yinelerken Çin, kendi belirlediği birkaç kampın az sayıda yabancı diplomat ve basın mensubu tarafından kısmen görülmesine izin verdi.

Çin makamları, BM yetkililerinin doğrudan bilgi almak amacıyla bölgede serbestçe inceleme yapma talebini ise geri çeviriyor.