Ekonomist Yeşilada, ‘Bu sistem yürümez, ama ne zaman elimizde patlar’ dedi; tarih verdi

Yeşilada, yazısında şu değerlendirmelerde bulundu:

“AKP’ye tapan azınlık güruh “vatansever” ekonomist ve finans uzmanları dışında mevduat sigortası olarak adlandırılabilecek Yeni-Yepyeni-Türkiye-Ekonomi-Modeli’nin de selefi kadar fos çıkacağı konusunda fikir birliği var. Sadece bir tek noktaya değineceğim. Vatandaş TL’nin dövize karşı değer kaybından dolayı değil, enflasyondan çekindiği için dövize koşuyor. Üstelik, TÜİK ve “gerçek hayatta” rastlanan enflasyonun birbirlerinden misliyle farklı olduğu algısı da toplumda yaygın.

Ancak, Türkiye finansal okuryazarlık düzeyi yetersiz bir ülke. Sayısız mudiinin devalüasyon ve enflasyon arasındaki farkı kavramadığı için döviz bozduracağı da kesin. Nitekim Türkiye Bankalar Birliği ve çeşitli bankalardan gelen açıklamaları kafamda topladığımda salı itibarıyla 2 milyar dolar civarında döviz bozdurulduğunu kestiriyorum.

TL yıl sonuna kadar döviz kuruna karşı değer kazanmaya devam edebilir. Çünkü, dövizden TL’ye dönen vatandaşın kuru TL lehine aşağı itmesiyle, sırf gecelik kazanç veya daha fazla kayıptan kaçınma paniğiyle döviz almaya koşanlar da hayal kırıklığına uğrayıp, dövizlerini bozduracak.

Ek olarak, 24-25 Aralık Noel. Yabancı yatırımcı ve traderler zaten çok sığ olan piyasada TL’yi açığa satmak istemezler.  Bu yüzden Yeni Yıla kurda suni bir istikrarla girmemiz yüksek olasılık.

Fakat dananın kuyruğu 4 Ocak’ta kopar. Neden 4 Ocak? Çünkü, 3 Ocak’ta TÜİK aralık enflasyonu açıklar. TÜFE’nin yüzde 27-30 arasında bir zirveye yükselmesi en yüksek olasılıklı senaryo. Zaten, TÜİK, TCMB hesabından ödenecek faiz desteğini azaltmak için istatistiklerde hile yapsa da fark etmez, çünkü İTO İstanbul Geçim Endeksi’nden, çeşitli sendikaların gıda enflasyonu ölçümleri ve nihayetinde ENAG aylık verilerine kadar geniş bir yelpazede vatandaş kendi enflasyonunu ölçmeye başladı.

Eğer TÜFE yüzde 27’ye çıkar da, 22 Aralık-3 Ocak artasında döviz yatay seyrederse, döviz korumalı mevduata geçenler nasıl bir kazık yediklerini anlayıp, sistemden kaçabilir.

Nihayetinde, ocak başında yabancılar da masalarına dönecek. Türkiye’de çok az sıcak para kaldı, fakat CDS primleri ve euro tahvil faizleri de dolaylı yoldan TL’nin değerini etkiliyor. Türkiye’de TL’yi şortlamayan yabancı trader ya da fon CDS satabilir.

Özetle, bu sistem yürümez, ama ne zaman elimizde patlar, 4 Ocak tarihinden itibaren çok net bir şekilde ölçebileceğiz.”