“Yasa öncelik geri kazanımda diyor ama lastikler yakılmaya gidiyor”

Mehmet KAYA / ANKARA

Türkiye’de başta plastik olmak üzere geri kazanıma yönelik tesisler hammadde sorunu yaşıyor. Bu nedenle yapılan atık ithalatı tartışmalı konulardan biri. Yeterli atık toplanmadığı için kapasite açığı yaşayan tesisler arasına atık taşıt lastiği işleme sektörü de girdi.

İlkim Geri Kazanım kurucusu ve ayrıca Ankara Ticaret Odası (ATO) Meclis Başkanı olan Mustafa Deryal, DÜNYA’ya yaptığı açıklamada Türkiye’deki atık taşıt lastiklerinin yüzde 60’ının toplanabildiğini belirtti.

Yaşadıkları sorunda, toplanan atık lastiklerin geri kazanım yerine, yüksek kalorili yanması nedeniyle sanayi kuruluşlarına gitmesinin önemli bir payı olduğunu belirten Deryal, “Yasaya göre atık taşıt lastiklerinin en az yüzde 80’inin toplanması gerekiyor. Toplama işlemi sadece bir derneğin verdiği lisansla yapılabiliyor. Gelinen aşamada yüzde 60’ının ancak toplandığı biliniyor. Yasa toplanan atık lastiklerinin öncelikli olarak geri kazanıma gönderilmesini emrediyor ama bu gerçekleşmiyor. Kapasite açığı yaşıyoruz. Atık taşıt lastiği geri kazanımının ithalat imkanı yok, tek kaynağı toplama. Oysa diğer, bu lastikleri yakan şirketlerin ithalat imkanları da var.” dedi.

Atık taşıt lastiklerinden, dizel benzeri yakıt, plastik hammadde, çelik tel ve yanıcı gaz üretiliyor. Üretilen yanıcı gaz, geri dönüşüm tesisinin ısı üretiminde kullanılırken, elde edilen yakıt elektrik üretiminde kullanılıyor. Mustafa Deryal, elektrik enerjisi kaynaklarının önemli bir kısmının ithal ve pahalı olduğu, enerji açığının oluşabildiği günlerde ucuz bir kaynakla elektrik üretiminin sekteye uğratılmaması gerektiğini savundu.

Deryal, Ömrünü Tüketmiş Lastik (ÖTS) olarak adlandırılan lastiklerden 4 ayrı ürün elde edildiğini belirterek, yakılma işlemiyle bu ürünlerden de mahrum kalındığının altını çizdi. Elde edilen hammaddelerde Türkiye’nin açığı bulunduğunu ve ithal edildiğini vurgulayan Deryal, şunları kaydetti: “Ömrünü tüketmiş lastikler toplanıyor, 650 dereceye kadar ısıtıyoruz yani yakmıyoruz. Katı halden, sıvı hale geçiyor. Bunun içerisinden 4 mamul çıkıyor. Birisi pirolitik yağ dediğimiz solvent türü bir bileşim. Bunun içinde ağır bir yağ ve mazota benzeyen daha uçucu yağları distile ederek ayırıyoruz. Buradan çıkan her ürünü sanayinin muhtelif kollarında değerlendiriyoruz. Çıkan mazota benzer yağı da jenaratörlerde yakarak enerji üretiyoruz. Ayrıca karbon siyahı elde ediyoruz. Karbon siyahı Türkiye olarak yıllık 250 bin ton ithal ettiğimiz bir ürün ve tonu 1000 dolarları geçti. Karbon siyahının çok çeşitleri var, boya, otomobil parçası, izolasyon, ayakkabı çok kullanım alanı var. Karbon siyahını biz sanayinin muhtelif dallarına veriyoruz. Çıkan çelik tel de sanayiye veriliyor, ekonomiye kazandırıyoruz. Singaz dediğimiz gazı da reaktörlerin yakıt ihtiyacında kullanıyoruz. Doğalgaza eşdeğerdir. Çıkan dört ürünün tamamı ekonomiye giriyor.”

“Enerji tesislerinin 200-250 bin ton atık lastik ihtiyacı var”

Türkiye’de atık taşıt lastiklerinden elde edilen yakıt ile enerji üretimine yönelik ciddi bir yatırım olduğunu belirten Deryal, YEKDEM kapsamında lisans almış toplam 106 MW kurulu güçte santral bulunduğunu bildirdi.

Bu santrallerin lisansı gereği sadece atık lastiklerden elde edilen yakıtı kullanabildiğini, alternatifi olmadığını vurgulayan Mustafa Deryal, “Bu enerji yatırımları yapıldı. Tek hammaddesi ise ömrünü tüketmiş lastikler. Biz tabiatta çok uzun süre kalan bir atığı işleyerek her şeyinden istifade edilmesini sağlıyoruz. Toplam 106 MW elektrik üretim kapasitesi var. Elde edilen 220 kg yağdan, 1 MW üretim yapıldığını düşünürsek, enerji üreten tesislerin 200-250 bin ton atık lastik ihtiyacı var. Türkiye’de ise yıllık 400 bin ton atık lastik oluşuyor. Atık lastikler sadece bir kuruluş ve onun lisans verdiği işletmelerce toplanabiliyor. Kanunen, üretilen ya da ithal edilen lastiğin yüzde 80’inin toplanması gerekirken yine dernek beyanlarına göre yüzde 60’ı toplanabiliyor” diye konuştu.

“Yakanların alternatifi var, geri kazanım tesislerinin ithalat imkanı yok”

Yasa gereği öncelikli olarak toplanan lastiklerin geri kazanım tesislerine satılması gerektiğini ancak bunun gerçekleşmediğini kaydeden Deryal, “Enerji üretim tesisleri olarak lastik temininde sıkı yaşamamızın nedeni, birincisi toplanan lastikler yeterli değil, ikincisi maalesef geri kazanıma gitmesi gerekmesine rağmen bertaraf tesislerine gidiyor. Ciddi bir atıl kapasite sorunu var. Aslında yakma yapan şirketlerin ithalat izni var, ithal de edebiliyor. Ayrıca yakabilecekleri alternatif ürünleri de var. Yasal olarak bizim tek kaynağa bağlıyız, ithalat iznimiz de yok. Milyon dolarlarla yapılan yatırımlar var olan ancak elde edemediği lastikler nedeniyle atıl kapasite sorunu yaşıyor. Bilgi notları hazırlayarak yetkililere ilettik. Öncelikle toplanan lastiklerin geri kazanım şirketlerine verilmesini veya ithal izni gibi değişik temin yollarına gidilmesini istiyoruz” dedi.

Caydırıcı yaptırımlar uygulanmalı

Aynı zamanda ATO Meclis Başkanı olan Mustafa Deryal, son dönemdeki fiyat dalgalanmaları karşısında iş dünyası olarak bir an önce istikrarın oluşmasını beklediklerini söyledi. İmalat sanayiinde girdi maliyetlerinin artışı kaynaklı fiyat artışlarının fiyatlamada zorlanmalara yol açtığını belirten Deryal, bu nedenle sanayicilerin zorlandığını kaydetti.

Türkiye’nin plastik mamullerde atıklardan elde edilen hammaddeyle ciddi bir hammadde ithalinin önlendiğini ve Türkiye’nin kaynağında ayrıştırma ve yeterli toplama yapıncaya kadar bu ithalata ihtiyacı olduğunu belirten Mustafa Deryal, geri kazanılamayan atıkların ithal edildiği yönündeki iddialara karşılık denetim ve güçlü, caydırıcı bir yaptırım uygulanmasını önerdiklerini vurguladı. Deryal, sistemi istismar edenler varsa, kimsenin bu kişilerin cezalandırılmasına karşı çıkmayacağının altını çizdi.