En korkuncu Filistin için bir şey yapamamak

Dünyanın en iyi piyanistlerinden biri olan ve “Rachmaninoff’un Kraliçesi” adıyla tanınan Valentina Lisitsa, 24 Şubat’da İstanbul Kongre Merkezi’nde sahne alacak. Dijital mecrada 147 milyondan fazla izlenerek, klasik müzik sanatçıları arasında hatırı sayılır bir aboneye de sahip. Ünlü sanatçı ile konser öncesi röportajımızda Türk Hükümeti’nin Ukrayna–Rusya Savaşı’ndaki barışçıl tutumu için “En büyük övgüyü hak ediyor” derken, “Filistin’e gidilebilseydim müziğimi oraya götürecektim” diyor.

Piyanoyu dünyada sizin gibi çalabilen çok az insan var. Merak ediyorum nasıl tanıştınız piyano ile ve serüveniniz nasıl devam etti?

Ailemin beni piyano öğretmenine götürmesi neredeyse şans eseri oldu. Annemin benim için hedefleri vardı ama hangi annenin, babanın hedefi yoktur ki? Üç yaşındayken artistik buz pateni, bale ve yüzme sporu eğitimleri aldım ancak piyano dışındaki tüm dallarda başarısız oldum. Dört yaşındayken ilk solo resitalimi verdim ve böyle devam ettim. Birçok yarışmada ödüller aldım. (O zamanki Sovyetler Birliği) Rus Piyano Okulu beni tüm zamanların en iyisi olarak gösterdi. Sovyetler Birliği çöktüğünde öğrenciydim ve kendi ülkemde parlak bir geleceğim kalmamıştı. Sınıf arkadaşlarımın çoğu gibi ben de şan ve şöhret aramak üzere Amerika’ya taşındım. İnternet ve sosyal medyadaki müzik videolarımla büyük takipçi kitlesi topladım. Bu takipçi kitlesini dünya çapında izleyicilere dönüştürebildim. Sonunda kendimi klasik müziği en geniş yeni dinleyici kitlesine ulaştırmaya başarabildim. Bir nesil genç insanı eğittim ve onlara klasik müzik sevgisini aşılayabildim.

Dünyanın en önemli konser salonlarında konserler verdiniz, Türkiye seyircisi ile nasıl bir gönül bağınız var ?

Türk dinleyicileriyle uzun zamandır karşılıklı sevgimizi paylaşıyoruz. İstanbul, Ankara ve diğer şehirlerde verdiğim konserlerden çok değerli anılar kaldı hafızamda. 2014 yılında Soma Kömür Madeni’ndeki büyük trajediye denk geldim maalesef… Türk hayranlarıma içimi dökmek için konserlerimi dört gözle bekliyorum.

Tarzım gösterişli virtüözler gibi değil

Müzik tarzınız için farklı yorumlar var. Siz müzik tarzınızı nasıl tanımlıyorsunuz?

Benim tarzım gösterişli virtüözler gibi değildir. Müziğim insanlara hissettirmeye çalıştığım duygularımdan oluşur. Bana göre, çalmamın en büyük övgüsü ayakta alkışlanmak değil. Bu da çok güzel tabi ama birinin duygulanarak ağlaması, duygularının üstesinden müziğim ile gelmesini sağlamak en önemli kazanımım. Dijital platformlarda 300 milyon kez görüntülendim. İnsanlar sanatımı YouTube’dan keşfediyorlar. Virtüözün yeteneği, ressamın boyasına ve fırçasına benzer. Önemli olan fırça darbelerini kullanmanız değildir, önemli olan ne boyadığınızdır. Aynısı müzik için de geçerli.

Beni yıldızlara benzetmezler

Dijital mecralarda klasik müzik alanında en çok takip edilen ve izlenen sanatçılardan birisiniz. Bunu nasıl başar dınız?

Bir yıldızın yapmacık, gösterişçi tavrından hoşlanmıyorum. Aslında, benimle yüz yüze görüşen bir sürü insan, yıldızlara benzemediğimi ve normal bir insan olduğumu fark etti. En başından itibaren müzik videolarım göz kamaştırıcı, özenli dekorasyon veya özel efektle ilgili değildi. Saf müziğe odaklanmakla ilgiliydi. Bazı çok popüler parçaları da kaydettim. Piyanoyu tutkulu şekilde çaldım.

Tarih affetmeyecek

Ukraynalı bir sanatçı olarak Ukrayna-Rusya Savaşı’nda sizce dünya bu savaşa nasıl yaklaştı?

2022 yılında Ukrayna davasını desteklemediyseniz, yüreğiniz yoktur. Gezegenimizi herkes için büyük ev olduğunu kabul edersek ve iki komşu çatışıyorsa, yapılacak son şey birine bıçak, silah, bomba vermektir. Ülkeler, tarafları sağduyuya davet etmeliydi. İşte Türk Hükümeti’nin oynadığı ve en büyük övgüyü hak ettiği rolü buydu. 2022’nin başlarında iki tarafı bir araya getirmeyi, oturup konuşmayı ve bir anlaşma yapmayı başarmıştı. Tarih, çıkarlarını insan hayatının önüne koyanları sert bir şekilde yargılayacak, dul ve yetimlerin gözyaşları ve lanetleri üzerlerine olacaktır.

Batı Şeria’da konser verecektim

Savaştan söz açılmışken yine İsrail’in Filistin işgalinde çok kan akıyor. Bu işgali değerlendirir misiniz?

Bu korkunç trajedi gözümüzün önünde yaşanıyor ve en kötüsü de hiçbir şey yapamamak. Her nesil uzaklardaki gezegenlere seyahat etmenin ve refahın hayalini kurdu. Fakat 2024 yılında insanlığın geldiği hale bakın. Terörizmle savaşmak adına küçücük çocukları öldürüyorlar. Tek dileğim, az da olsa acıları hafifletmek için bir şeyler yapabilmek. Daha önce Batı Şeria’daki müzik konservatuarı ile temas halindeydim ve bu yılın sonuna doğru konserler vermeyi planlıyordum. Durum bu kadar vahimken, müziğin iyileştirici gücünü kullanmak için gidip çalmayı teklif ettim. Öğrencilerimizin ve yakınlarının olay yerinde öldüklerini söylediler. Batı Şeria’ya gitmek imkansız olduğu için maalesef bu küçük jesti bile yapamıyoruz.

KEŞKE KONSERIM 10 SAAT SÜRSE

Bu konseriniz de bizi neler bekliyor?

Program keşke iki saat değil de on saat sürebilse… Klasik müziğin mutlak başyapıtlarından birkaçını çalacağım mesela Beethoven, Rachmaninoff ve Chopin… Ardından Rus besteci Balakirev’in en ünlü bestesi olan ateşli “Islamey”i çalacağım. Kuzey Kafkas dansının arhapsoik yorumu da konserimde olacak. Piyanonun gerçek şairi olan muhteşem Chopin; ve son olarak Liszt ve favorilerim konserde yer alacak.

Piyanoyu tanıtmak isterseniz hayatınızda ki yerini nasıl anlatırsınız?

Bana göre piyano; hayatı, aşkı, kederi, trajediyi ve cenneti ifade eden mükemmel bir enstrümandır.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

xxx